Yaşım 17 idi ve şarkı söylemek istiyorum demiştim. Söyledim de elbette, ama küçük odalarda, duvarlara çarpan sesimi dinleyip gözlerimi titreşen tellerden ayırmadan…

Bugün iki mislinden fazla olmuş yaşım, hesapladım 13bin günden fazla yürümüşüm bu yolda. İkinci milenyumun ikinci onyılının sonuna varmışız neredeyse, dünya daha mı güzel olmuş bilmiyorum ama öğrendiğim bir şey varsa o da artık müzik yapmak için stüdyolara gerek kalmamış, bilgisayar denen mekanik alet içindeki mucizelerle dolu dünyayı en cömert haliyle sunuyor isteyene, o zaman ben de isteyeyim dedim, istedim ve aldım.

Alması kolay, ama ya kullanması? Hikaye orada başlıyor aslında, bir programı indirince o kendiliğinden çalışacak sanıyorsun bir süre, iki tuşa dokunup bir fare sürükleyerek harikalar yaratacaksın sanıyorsun, sonra ilk şoku yaşıyorsun “Benim aradığım bu program değil mi ne!!” Başka başka programlarda şansını deniyorsun, hüsranın sonu yok ve birden anlıyorsun, program sana bir fırsat veriyor, kafanı ve varsa yeteneğini kullan diyor. Bundan sonrası da gelişim süreci, yine teknolojiye başvuruyorsun, saatler süren eğitim videoları, hepsi birbirini yalanlayan bir sürü teori, teknik, yöntem, kafan allak bullak, sonra o kaynaklardan birinde birisi diyor ki “bu işte benim anlattıklarım da dahil doğru yanlış yoktur, yap dene gör öğren”, kervan yolda düzülür mantığıyla sıvıyorsun kolları ve işte bir şeyler oluyor sanki, şu kulağa hoş geldi, bu eklenti ne güzelmiş derken yıllardır beyninde dönen melodileri yavaş yavaş dijital ortama aktarmaya başlıyorsun, belki aklındaki sesleri birebir tutturamıyorsun ama o da bir süreç değil mi sonuçta, bir yerden başlamak lazım, değil mi?

Yaşım 17 idi, daha gitarda 3 akorlu şarkıları zar zor çalıyordum, bugün iki mislinden fazla olmuş yaşım ve bir ekran karşısında 25 tuşlu bir klavyeyle o yaşlarda beynime dolanan melodileri çalmaya çalışıyorum, hayat boyu öğrenme hiç bitmiyor, hala öğreniyorum.

Ve en zoru, en cesaret gerektireni bunları alıp görücüye çıkarmak oluyor, ama topladım cesaretimi ve dedim ki, seven de olur nefret eden de, küfür eden de olur dalga geçen de, haydi dedim koy bakalım internete, kendine kalınca ne anlamı var ki, bu da bir süreç değil mi sonuçta, bir yerden başlamak lazım, değil mi?

Bu şarkı yazıp söylemeye çalışan acemiyi dinleyip her türlü düşüncenizi belirtirseniz çok mutlu olurum.

Sevgilerle…