Daha önce Mark Twain’in yazma üzerine kurallarından bahsetmiştim. Bugün ise hem edebiyat hem de felsefeye son derece büyük katkılarıyla meşhur Nietzsche’nin yazma üzerine 10 maddelik bir listesinden bahsedeceğim.

Lou Salome, Paul Reé ve Nietzche

Her listenin olduğu gibi, bu listenin de hikayesi var elbette; bahsetmeden olmaz. Nietzche, henüz ikinci buluşmalarında yaptığı evlilik teklifine ret cevabı veren Lou-Andreas Salomé’ye, 1882’nin Ağustos’unda bir dizi mektup yazar. Irvin Yalom’un muhteşem romanı “Nietzsche Ağladığında”ya da konu olan Nietzsche’nin karşılıksız aşkı Salomé, 1894’te “Nietzsche” ismiyle bastığı kitapta, adından da anlaşılacağı üzere Nietzsche’yi anlatır. 1882’de yazılan mektuplardan da bahseden kitap, mektupların içeriğinden aşağıdaki listenin oluştuğunu ortaya koyuyor.

10 üslup kuralı olarak adlandırabileceğimiz liste ise, bir yazarın etkileyici bir yazma stiline sahip olması için nasıl yazması gerektiğini şöyle anlatıyor.

  • En mühim gereklilik hayattır; üslup canlı olmalıdır.
  • Üslup iletişim kurmak istediğiniz belirli insanlara uygun olmalıdır (karşılıklı ilişki yasası)
  • Öncelikle, yazar “tam olarak neyi ve neyi söylemek ve sunmak istiyorum” sorusunu cevaplamalıdır. Yazmak, ortama uyum sağlamaktır.
  • Yazar, konuşmacının pek çok aracından yoksun olduğu için, gerekliliğin etkileyici ve açıklayıcı genel bir takdimine sahip olmalıdır; yazı hep bu takdimden daha solgun kalacaktır.
  • Hayatın zenginliği kendini beden dilinin zenginliği ile ortaya koyar. Yazar her şeyi tıpkı beden dilini hissettiği gibi hissetmeyi öğrenmelidir – cümlelerin uzunluğu ve yavaşlığı, noktalama işaretleri, kelime seçimleri, duraksamalar, düşünce akışının sırası…
  • Yazar “nokta” kullanırken dikkatli olmalıdır. Sadece konuşurken uzun uzun nefes almaya ihtiyaç duyan insanlar “nokta” kullanmaya hak kazanır. İnsanların çoğu için, “nokta” bir gösteriş yöntemidir.
  • Üslup yazarın bir fikre tamamen inandığını kanıtlamalıdır; yazar bahsettiği şeyi sadece düşünmekle kalmamalı aynı zamanda hissetmelidir.
  • Yazarın kanıtlamaya çalıştığı gerçek ne kadar soyut ise, yazar o kadar çok duygulara oynamalıdır.
  • İyi nesir yazmak için en önemli strateji, şiire en yakın mesafede duracak ama asla şiirleşmeyecek yöntemleri seçmeyi içerir.
  • Okuyucuyu en bariz itirazlardan mahrum bırakmak nezaket veya zeka değildir. Asıl nezaket ve zeka, aklımızın sınırsız cevherini konuşturmayı sadece ve tamamen okuyucuya bırakmaktır.

İyi yazmakla ilgili kim bilir daha kaç liste var, mutlaka ileride ben de daha fazlasına değineceğim zaman zaman. Fakat, sanırım, Nietzsche’nin yukarıdaki listesinin yeri hep benim için ayrı olacak. Siz ne dersiniz?