Çok vurucu bir cümleyle başlıyor TOL.

Devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.

Murat Uyurkulak’ın dili; öfkeyi, isyanı ve küfrü bir şiire dönüştürüyor. Rahatsızlık veren ama okumadan bırakılamayan bir şiire. Bir tren yolculuğu boyunca süren, fakat yolculuk bittiğinde bitmeyen bir şiire  Tüm kaybedenlerinin yarım kalmış hikayelerinin dikenleriyle hep uyanık tutan bir şiire. Ölçüsüz diliyle sürekli çimdikleyen, izini zihne döven bir şiire. Ezbere sığmayacak ve ezberden çıkmayacak bir şiire.

Ve yorgun argın bitirdiğinizde bu şiiri, iflah olmaz bir müptela gibi tekrar tekrar eliniz gidecek. Mekanını bir uzanma mesafesinde belirlemeniz gerekli.

“Tol’u bir hayvan olarak yazdım” diyor Uyurkulak:

Yine de yazmak, bayraktan önemli değildir, bunu herkes bilsin…
Boş iş yazmak…
Vatanımızı seviyoruz…
Çocukluğumu hatırlıyorum, babam, ‘öldürme’ derdi ‘o karıncaları, niye öldürüyorsun?’
Ne bileyim neden öldürdüğümü?
Otuz bin karınca öldürmüş müyümdür?
Olsun…
Vatan ve karınca…
Alt alta, art arda, karınca…
Kelimeler mühim değil…
Cümleler hele hiç…
Ben de öleceğim değil mi paşam?
Sizden bana hayat kalır mı hiç?
Kimim ki ben?
Yazmaya cüret etmiş bir hayvan…
İşte ben Tol’u bir hayvan olarak yazdım…

 

Murat Uyurkulak

Murat Uyurkulak

Yazar Hakkında Bağlantılar:

Ekşi’de Murat Uyurkulak

Murat Uyurkulak – Metis Kitap

Kitap Hakkında Bağlantılar:

Ekşi’de TOL

2000’lerin En İyi Romanı